Analar için doğum borçlanması
Merhaba, 30 Ağustos 2008 tarihli yazınızda konu olan `1 Ekim 2008 gününden önce dahi olsa borçlanma imkanı verildiğini` yönetmeliğin Geçici 24. maddesine göre atıfta bulunarak belirtmişsiniz.
Ancak, SGK tarafından yayımlanmış olan HİZMET BORÇLANMA İŞLEMLERİNİN USUL VE ESASLARI HAKKINDA yayımlanmış olan tebliğin A maddesi nin son paragrafında `...kanunun
4`üncü maddesinin birinci fıkrasının a ,b,ve c bentlerine tabi olan sigortalılar için daha önce tabi oldukları mülga kanunlarda olmadığı halde bu kanunun 41`inci maddesiyle ilk defa getirilen borçlanma sürelerinin 2008 yılı Ekim ayı başından sonra geçmesi gerekmektedir` şeklindedir.
Bu itibarla hizmet borçlanma tebliğ çerçevesinde 5510 sayılı kanunla getirilen yeni hizmet borçlanmaları süreleri nelerdir ve kanunla verilen bu yeni haklar tebliğlerle genelgelerle neden sınırlandırılır. Ayrıca Sosyal Sigorta işlemleri yönetmeliği ile hizmet borçlanma işlemleri tebliği birbiriyle neden çelişmektedir. Bu konuda daha ayrıntılı bilgi verirseniz sevinirim.
Zeynel Çoraklı
Hanımefendi, hemen baştan belirteyim bahsettiğiniz, `Hizmet Borçlanma İşlemlerinin Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ` herhangi bir Resmi Gazete`de yayımlanmamıştır. Tebliğ tasarı taslağı halinde tartışmaya açılmış vaziyettedir. Bahsi geçen yazımda Resmi Gazetede yayımlanmış vaziyette olan hem 5510 sayılı Kanun hem de Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği`ne (SSİY) göre 1 Ekim 2008 gününden önce olsa dahi doğum süreleri için borçlanma yapılabileceğini ifade ettim. Bu benim görüşüm öte yandan SSİY`nin taslak halinde de aynen Tebliğ Tasarı Taslağında olduğu gibi sadece 1 Ekim 2008 gününden sonraki doğumlar için borçlanma yapılabileceği belirtiliyordu ama işi bilenlerin uyarılarından sonra SSİY`nin yayımlanmış halinde bunun kaldırıldığını hepimiz gördük. SGK bu hatalı yorumundan nasıl SSİY`de dönmüşse Tebliğ`de de döner. Dönmezse yargıdan dayak yemeye, bol bol dava masrafı ve avukatlık ücreti ödemeye devam eder. Çünkü, Kanun`un daraltmadığı bir hakkı yönetmelik ve tebliğ ile kimse kısıtlayamaz.
1-Doğum borçlanmasının esasları
5510 sayılı Kanun`un
41`inci maddesine göre; `...Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4`üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreleri,`nin borçlanılabileceği ortadadır.
Ancak, gerek lafzı gerekse ruhi yoruma göre,
a-Sadece SSK`lılar (4/A`lılar) borçlanabilir
Bİr işyerinde SSK`lı (4/A`lı

iken doğumu gerçekleştiren kadınlar için doğum borçlanması vardır. Öte yandan bu doğum sonrasında, annenin bebeğini bakabilmek adına işe gitmediği sürelerden en fazla
2 yılı borçlanabilecektir. Öte yandan, bana
göre doğumu yaptığı zaman Bağ-Kur`lu olan, memur olan kadınlar için doğum borçlanması yoktur. Yani, o zaman Bağ-Kur`luydunuz veya memurdunuz ama şimdi SSK`lı olun borçlanın gibi bir yorum havada kalan yorumdur. Yani, kadın SSK`lı çalışırken doğum yapmalı ve
bu doğum nedeniyle de işe gitmemelidir.
b-Ölü doğum olmayacak, bebek yaşayacak
BorçlanmanIn şartlarından birisi de doğum esnasında bebek yaşayacak ve yaşayan bebeğe anne bakabilmek adına kadın, işini bırakmış ve işine gitmemiş olacak, bebeğin bir süre yaşayıp sonra vefatı halinde ise vefat tarihinden sonraki kısımlar da borçlanmaya konu edilemez. İşine gitmediği süre 2 yıldan çok olsa dahi ancak 2 yıllık kısmı borçlanmaya tabi tutulabilecek bu arada işe gidilemediği süre 2 yıldan az mesela 1 yıl gibiyse ancak bu süre borçlanılabilir.
c-İşe gidilemeyen süreyi işveren belgeleyecek
TeblİĞ Tasarı Taslağına göre, `Hizmet borçlanmaları; a) Ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4`üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının doğum tarihinden sonraki iki yıllık süre ile grev ve lokavtta geçen sürelerin belgelendirilmesi sigortalının bu sürelerde tabi olduğu işyerince... onaylanan ve örneği Kurumca hazırlanan hizmet borçlanması başvuru belgelerine göre Kuruma yapılır`. denmektedir. Bu düzenlemeden de görüldüğü üzere, sigortalı olunmadan önceki doğum sürelerinin borçlanılma imkanı yoktur. Çünkü, sigortalı olmadan önce yapılan doğumlar esnasında işveren yoktur, belge düzenlenemez.
2-Borçlanma miktarının hesabı ve ödenmesi
Bu tür borçlanmaları sigortalı kadın kendisi yapabileceği gibi vefat etmişse geride kalan hak sahibi eşi ile çocukları da yapabilirler. Borçlanma için başvurulan anda geçerli olan asgari ücret (638,70 YTL) ile asgari ücretin 6,5 katı (4151,70 YTL) arasında başvuranın seçeceği rakamın yüzde 32`si üzerinden hesaplama yapılacaktır. Bu hesap ile ortaya çıkan borç ise sigortalıya tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde SGK`ya ödenmelidir.
3-Son kararı yargı verir
Gerek, SSİY ve gerekse Tebliğ`e göre yapılanlar SGK`nın yorumunu gösterir, yukarıda yazdıklarım ise benim yorumumdur. Bu konuda her zaman olduğu gibi son kararı önce mahkemelerin sonra da Yargıtay`ın kararları belli edecektir.
--------------------------------------------------------------------------------
Emekli olabilmek için işten ayrılmalısınız
1475 Sayılı Kanun`un 14`üncü maddesinin beşinci bendi gereğince; Özel bir bankadan 20 yıllık hizmet süremi doldurarak kıdem tazminatımı almak suretiyle işten ayrıldım. Bir başka özel bankada çalışmaya devam etmekteyim. Emeklilik maaşı alabilmek için yaş şartımı bekledim. 02.09.2008`de emeklilik için yaş şartını da yerine getirmiş bulunuyorum. İlk çalıştığım bankaya emekli maaşı bağlanması için müracaat ettim. Bankadan şu anda başka bir yerde çalıştığım için tarafıma emekli aylığı bağlanmayacağı şeklinde bir cevap aldım. Son olarak çalıştığınız (1261 gün) süreniz neredeyse oradan emekli aylığınızı alabilirsiniz dediler. Şu anda çalıştığım yerde çalışma sürem iki yıl. Size sorum; şu anda çalışıyor olmam ilk çalıştığım yerden emekli maaşı bağlanmasına engel teşkil eder mi? Emekli maaşımın bağlanması için nereye nasıl müracaat etmeliyim? Şule İpekçi
Sayın okurum, kimin nereden (hangi kurum veya sandıktan) emekli olacağı, son yedi yıllık (2520 günlük) prim ödemelerinde en çok prim ödediği Kurum-Sandığa göre belli edilir. 2829 sayılı Kanun`un `Aylığı bağlayacak kurum` başlıklı
8`inci maddesine göre; `Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir...` Bu madde gereğince sizin emekli olacağınız Sandık-Kurum 2 yıl önce ayrıldığınız özel banka sandığıdır. Ancak, bir çalışanın emekli olabilmesi için 506 sayılı Kanun`un 62`nci maddesine göre; `Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya bu isteğinden sonraki aybaşından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanır...` Yani işinizden ayrılmadan emeklilik talebinde bulunamazsınız, bulunsanız da geçerli olmaz. Tabi emeklilik talebinde bulunduğunuz ayı takip eden aybaşından itibaren emekli statüsü ile SGDP ödeyerek çalışmaya başlayabilirsiniz.
2008-09-04 www.ekoyol.com